Kriz Yönetimi
Bir noktada, herhangi bir iş, bir tür kriz ile karşı karşıya gelecek ve bu süreç planlı şekilde yürütülmediğinde çok büyük zararlar görebilirsiniz. Tabi ki bu süreci iyi yönetmek de şirketinizi, markanızı daha görünür ve popüler hale getirebilir.
Kriz yönetimi, bir kuruluşa ve paydaşlarına yönelik tehditlerin ve bu tehditler ile ilgilenmek için kuruluş tarafından kullanılan yöntemlerin tamamı noktasında zikredilen bir kavramdır. Krizler öngörülemez olmasından dolayı, kuruluşlar iş yapma biçimindeki ciddi değişimlerle başa çıkabilmelidir. Kriz yönetimi genellikle kısa bir zaman dilimi içerisinde ve genellikle bir olayın gerçekleşmesinden sonra kararların alınmasını gerektirir. Bir kriz durumunda belirsizliği azaltmak için, kuruluşlar genellikle bir kriz yönetim planı oluştururlar.
Kriz Yönetimi ve Halkla İlişkiler
Kriz, bir kurumun hedefleri ile etrafında oluşanlar arasındaki uyum sorunu olarak açıklanabilir. Kriz birçok kıstas eşliğinde meydana gelir. Genel olarak kriz, tahmin edilemeyen, birden bire ortaya çıkan, çabuk ilerleyen ve ortada bir hazırlık süreci yok ise ağır tahribat, iyi yönetilebilirse büyük bir şans olabilecek bir şeydir. Halkla ilişkiler bu noktada devreye girer.
Kriz bir şirket için aslında değişim vaktinin geldiğini gösteren bir stratejik değişiklik zamanları olarak da adlandırılabilir. Krizler bir işletmenin eksikliklerini, zayıflıklarını ve hassas noktalarını belirlemek için iyi fırsatlar da yaratır.
Kriz Planı
Bir krizi planlamak, etrafınızdaki kargaşaya nasıl yanıt vereceğiniz konusunda hiçbir fikriniz olmasa bile, bir krize daha hızlı tepki vermenize ve yaymanıza yardımcı olacaktır. Tipik olarak, planlama süreci şirketiniz için bir kriz olabilecek her olası senaryoyu tartışmak için bir beyin fırtınası oturumu gerektirir. Sosyal medya trollerinden doğal felaketlere kadar tüm krizlere karşılık verebilmelisiniz. Bu beyin fırtınasının amacı, krizlerle başa çıkmak, onları nasıl ele alacağınızı tartışmak ve nasıl ele alınacaklarını icra etmek için bir takım rol oynamaktır.
Organizasyonlar her gün zor kararlarla karşı karşıya. Yeni teknolojinin gelişmesi, etkilerini tam olarak anlama yeteneğimizi aştığından ve küresel erişim acımasızca örgütsel yetenekleri genişletirken, “krizlerle mücadele”, özellikle yönetimde olanların çoğu için bir yaşam biçimi haline gelir. Bazıları bu günlük kararların kriz olduğuna inanıyor; ancak, genellikle değillerdir. Bunun nedeni, örgütsel bir krizin ayırt edici özelliği olan kurumun yaşayabilirliğini tehdit etmemeleridir. Yanlış bir şekilde yönetilirse gerçek bir kriz, bir organizasyonu yok edebilir.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder